Beyin damarlarının tıkanması veya kanaması sonucu meydana gelen bir
hastalıktır. Damarın tıkanmasıyla, damarın gerisinde bulunan beynin çeşitli
bölgelerine oksijen akışı engellenir. Bunu sonucunda, o bölgedeki beyin
ve sinir hücreleri kısa bir süre içerisinde hasarlanır. Beyin felci bazen hiçbir
belirti vermeden meydana gelebilir.
Çoğu zaman tedavi edilmeyen hipertansiyonun bir sonucu olarak görülür.
Nadiren de olsa, doğumsal damar defektlerinden kaynaklanabilir. Hipertansiyon,
kalp hastalıkları, şeker, yüksek kolesterol, sigara, ailesel yatkınlık,
şişmanlık ve damar sertliği, beyin felcinde ilk akla gelen sebeplerdir.
Beyin felcinde tedaviden ziyade, korunma yollarını öne çıkarmak ve tavsiyelere
uymak daha akılcıdır. Hastalığa karşı koruyucu ilaçlar yanında; aktif
yaşamda stresten uzak kalmak, sağlıklı ve dengeli beslenmek, periyodik
kontrollerle tansiyon, şeker, kolesterol gibi değerlere dikkat edilmesi önerilir.
Akupunktur, nöalterapi, fizyoterapi, magnetik alan tedavileri ve psikolojik
destekler hastaların kısa sürede ayağa kalkmalarında önemli tedavi
destekleridir.
Beyin felci ile ilgili hangi şikayetlerle karşılaşılabilir sorusuna gelince, çok
geniş bir yelpazede yakınmalar olabilir. Basit bir baş dönmesinden komaya
kadar, baş ağrısı, vücudun bir tarafında güçsüzlük, uyuşma, hissizlik,
konuşma ve anlama bozukluğu, görme kaybı ve çift görme, ses kısıklığı,
yutma bozukluğu, bulantı kusma vs. gibi çok sayıda bulgu ile karşılaşmak
mümkündür. Hastalığın başlangıç bulgusunda belirtiler; saatler içerisinde
gelip geçebildiği gibi, günler içerisinde ilerleyerek hastayı yatalak hale getirebilmektedir.
Beyin felcinde sebep büyük oranda beyin damar tıkanmasının
sonucu olarak görülürken yüzde on gibi bir oranda da beyin kanaması
söz konusudur. Yüksek tansiyon ve damar kireçlenmesi vakalarında ani gelişen
şiddetli baş ağrısı ile başlayan koma tablolarında ilk akla gelmesi gereken
beyin kanaması olmalıdır. Bir gözdeki ani geçici görme kaybında ilk
akla gelecek hastalık ise şah damarındaki tıkanma veya darlık olmalıdır.