Lazer Tedavisi

Okunma Sayısı
9178
Nörolojik Hastalıklarda Lazer Tedavisi
 
Lazer tedavisi yoğunlaştırılmış ışık kullanılarak hastalığın meydana geldiği bölgeye seanslar halinde uyarı verilmesi ve bu sayede hastalığın ortadan kaldırılmasının sağlanması şeklinde uygulanan bir tedavi yöntemidir. Lazer tedavisinin geçmişi yüzyıllar öncesine dayanmaz. İlk kez 1960’lı yıllarda kullanılmıştır. Ancak ilk kez kullanıldığı yıllardan günümüze dek yaygınlaşması hızlı bir şekilde gerçekleşmiştir. Günümüzde ise nörolojik rahatsızlıklarda da uygulanan bir tedavi yöntemi halini almıştır. Nörolojik rahatsızlıklarda nikel – kadminyum ve helyum neon lazer türleri kullanılır. Düşük enerjiye sahip lazer ışınları cildin altında yer alan dokuya iletilir. Dokuya iletilen ışınlar hücreler tarafından algılanarak enerjiye dönüştürülür. Bu tedavide amaç hücrelerin iyileştirme aktivitesinin devreye girmesi ya da artmasıdır.   
 
Nörolojik rahatsızlıklar için uygulandığında, lazerin hangi mekanizmalarda etkin olduğunu, ya da hangi etkilerde bulunduğunu ise şu şekilde sıralamak mümkündür: 
Lazer
  • Lazer ışınlarının uygulandığı bölgede kan dolaşımını iyileşir                       
  • Hücrenin metabolizmasında artış meydana gelir.
  • Kas dokusunda ve kallojende gelişme sağlanır.
  • Uygulama yapılan bölgede iltihaplanma ile ödem azalır
  • Yaranın iyileşmesini sağlayan hücreler uyarılır.
  • Doku onarımı hızlanır.
  • Bağışıklık sistemi uyarılır ve güçlenmesi sağlanır.
  • Sinir sistemi fonksiyonlarında güçlenme elde edilir.
Vücudun kendi kendin onarmak için harekete geçmesi, iltihaplanmadan ağrıya ya da şişmeye kadar tüm şikayetlerin de hızla gerilemesine neden olmaktadır. Dolayısıyla boyun fıtığı, bel fıtığı, baş ağrısı, eklem hastalıkları gibi en yaygın görülen rahatsızlıklarda iyileşme elde etmek için lazer tedavisi uygulanabilmektedir. Alternatif tedavi yöntemlerinden biri olarak kabul edilen lazer hastaların şikayetlerinden daha kısa sürede kurtulmalarını sağlayabilmektedir. Günümüzde değeri daha net anlaşılmaya başlanan akupunktur tedavisinde de lazer ışınlarının kullanılması, iğne korkusu yaşayan hastaların bu tedavi yönteminden mahrum kalmalarını da engellemektedir. 
 
Lazer ışınlarının bir diğer etkisi kan dolaşımı ile lenf dolaşımını arttırıyor olmasıdır. Dolaşımın artması, dokudaki oksijenlenmeyi de arttırarak ödemi önler. Lazer ışınlarının pek bilinmeyen bir etkisi daha var. O da ağrı eşiğini yükseltmesidir. Ayrıca ağrı kesici bir etkide de bulunur. Tüm prostaglandin seviyelerinde bir yükselme sağlar. Tüm bunlar rahatsızlıklara bağlı hasta şikayetlerinin kısa zamanda yok olmasını sağlayan vücuttaki olumlu nitelikte etkilerdir. 
 
Bağışıklık sistemi lazer tedavisinden olumlu yönde en çok etkilenen sistemler arasında en başta gelir. Çünkü lazer ışınları bağışıklık sisteminde immünomodülasyona neden olur. Peki, bu ne anlama geliyor, açıklamak isterim. Hastalıkların bazıları bağışıklık sistemi hücrelerini etkiler. Hücrelerin bir bölümü anormal derecede aktif hale gelebilir ya da aktiflik düzeyleri anormal derecede azalabilir. Uygulanan lazer tedavisinde, lazer ışınları pasif konumda, lenfositleri uyarmaktadır. Bu sayede aktif hale gelmelerini sağlar. Aşırı aktifleşmiş olan lenfositlerin de aktiviteleri azaltılır. Hücrelerin aktivite düzeyi normal seviyeye çekilir. Olması gereken denge yeniden sağlanmış olduğundan dengenin bozulmasından kaynaklanan rahatsızlık da ortadan kaldırılmış olur.