Milat Gazetesi
MİLAT GAZETESİNDEKİ YAZILARIMA BURADAN DA ULAŞABİLİRSİNİZ.

Oruç Tut Sıhhat Bul

Geri
Okunma Sayısı
12087
Yılda bir ay süreyle yeme-içmede yaptığımız planlı bir değişimin insan sağlığına etkileri konusunda çok şeyler yazılıp söylenir..Oruç  yıl boyu hücre ve dokularımızda biriken zehir kalıntılarının vücudumuzdan atılarak bedensel arınmada  modern tıbbında kabul ettiği  evrensel bir tedavi. Ancak oruç sayısız yararlarına rağmen Yüce yaratanımızın emri olduğu için ve sırf onun rızası için tutulduğunda ancak yerine getirilmiş bir ibadettir..Oruç tutmanın sayısız hikmetleri arasında sağlığımız için bizlere sunduğu kazanımlar daha çok biz hekimlerin için merak konusu olmuştur ve olmaya da devam edecektir..
           
Hatta bu konuyla ilgili Müslüman olmayan  bilim adamları  yıllar süren çalışmaları sonunda şu gerçekle karşı karşıya kalmışlardır.Oruç sağlık ve zindelik yanında ruhsal ve zihinsel yapımızda da ciddi faydaları olan bedeni bir ibadet..
Aslında oruç, bir anlamıyla,organimamızda bir yıl süre ile biriken  pisi pası temizleyerek hücrelerimizin arınmasına  hücrelerimizin içindeki canlılığın devamına zarar veren bir takım biriken kirli atıkların  azalmasına  destek oluyor. Buna biz genel anlamı ile  “zehirden arınma yada  kısaca detoks diyoruz.
 
Unutkanlık, dalgınlık, konsantrasyon eksikliği  yorgunluk uyku düzensizliği sıkıntı yaygın ağrılar gibi çağımızda çok sık şikayet konusu edilen problemlerin çözümünde detoks tedavileri  giderek daha önemli hale gelmektedir.  Depresyon sıkıntı gibi ruhsal gerilimler ve bozulmayla  ilgili sorunların yumağında yine her türlü zararlılardan yeteri kadar uzaklaşamamak yatıyor..

Peki yukarda saydığım çoğu insanın ortak paydası olan sorunlardan arınmada    oruç nasıl etkili olur?  Son yüzyılda daha sık gördüğümüz ve giderek  artan hastalıklarla mücadelede, aslında ilaçlar ve tüm modern tedavi metodları  şifa bulmamızda yeterli sonuç vermeyince bu tür tavsiyeler ve öneriler  ön plana  çıkmaya başladı. Rafine  gıdalar ve yanlış beslenme hareketsiz ve tembel yaşam yanında stres gibi engellenemez sebepler  çağımızın sık görülen hastalıkları ile ilgili başlıca suçlu bulunan unsurlar… Bu ve benzer sorunları sorgulayan günümüz hekimleri  oruç ve perhiz ile bu olumsuzluklara karşı   tedavi alternatiflerine zemin hazırlamaya başladı. Sırf bu faydaları için bile ramazan ayını  bizler yememe ayı olarak karşılamalı ve kutlamalıyız…
           
Oruç işte bu tür tedavilerin en eskilerinden  hatta insanlık tarihi kadar eskilerden bir tedavi..Yüce yaratanımız oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi sizede farz kılınan  bir ibadettir derken aynı zamanda evrensel bir tedaviyide bize hediye etmiş oluyor..

Eskiler biliyorsunuz “Can boğazdan gelir” diye bir sözü çok sık kullanırlarmış. Hatta o yıllarda biraz kilolu olmak eti budu yerinde olmak öğütlenirmiş..Bunda muhtemelen  geçmiş yıllardaki kıtlıkların yoklukların etkisi olabilir. Bu günkü bilgilerimize göre net olarak söylenecek şeylerden bir tanesi şişmanlıkla çağımızın bir çok hastalığı arasında direk bir ilişki olması…

Şişmanlık tüm dünyada tedavi edilebilir hastalıkların başında gelen ve önemsenen bir sağlık sorunu . Kanserden kalp hastalığına ,beyin felcinden ülsere hatta kemik erimesine kadar bir çok hastalıkta önemli sebeplerden bir tanesi… Şişmanlıkla mücadelede yediklerimiz kadar hareketli olmamız   ve perhiz yöntemi önemsenen sonuçları iyi olan metodlardır.

Perhiz yöntemi ile sadece şişmanlıkla mücadele etmiyoruz aynı zamanda sağlığımızı iyileştirecek faydalar  kazanıyoruz.  Modern batıda düzenli perhiz, planlı perhiz ismi verilen bu yöntemlere   biz Müslüman hekimler rahatlıkla   oruç diyebiliriz.. Yani Müslüman olmanın beş şartından biri. Çünkü Ortodoks batı tıbbının perhizle sağlığımıza kazandırdıkları şeyleri hakkıyla tutulan oruçla fazlasıyla kazandırabiliriz.. Nobel Tıp Ödülü sahibi bilim adamı, Dr. Alexis Carrel "L"Hamme, Cet İnconnu" adlı eserinde: "Oruç sırasında organizmalarda depo edilmiş besin maddelerinin harcandığını, sonradan bunların yerine yenilerinin geldiğini, böylece bütün vücutta bir yenilenme olduğunu ve orucun sağlık bakımından çok yararlı olduğunu." söyler. 
 
Oruç tutmakla bir süre nimetlerden uzak kalan kimse bunların değerini daha iyi anlar. Sahip olduğu nimetlerden bir süre uzak kalmak insana, onları daha iyi korumasını, israf etmemesini ve nimetleri kendisine veren Allah"a daha çok şükretmesini öğretir. Nimetlere şükür ise onların çoğalmasına vesile olur.  

Bu son durum  çoğu insanın göz ardı edemeyeceği bir değeri daha açıklıyor. İşte bu gün toplumumuzda  çok değişik kesimlerden insanlarımızın oruç tutuyor olmasında zannediyorum bu ikinci etkenin de rolü olsa gerek.

Batılı bilim adamları, yaptıkları çoğu araştırmaların sonucunda, İslam dininin, sağlığımıza önemli katkılarından birinin oruç olduğu gerçeğinin altını  kalın bir şekilde çizmeye devam ediyorlar. Oruç ile hem beden hem zihin hem de ruh sağlığının korunduğu,  organlarımızın dinlendiği ve bir takım olumsuzluklara karşı da güçlendirildiği gerçeği açık ve nettir.

Bir aylık süreyle yapılan bu dinlenme sürecinde , biraz önce ifade ettiğim gibi tüm zehirlerden hücrelerimizin arınmasına bir başlangıç oluşturulmakta.

Müslüman olmayan  bilim adamlarının tavsiye ettiği açlık yada perhiz  bizim Ramazanda tuttuğumuz oruç gibi bir ay  değil .Bu süre bazen bir gün bazen bir hafta. Bazen de   haftada iki gün oruç şeklinde . Bu da zaten bizim Peygamberimizin ümmetine hediye ettiği bir sünneti . Yüce peygamber ümmetine   pazartesi Perşembe orucunun tavsiye ederken  sanıyorum bugünkü tıbbın tüm bilgilerine vakıf değildi. Ancak tavsiyeler aradan yüz yıllar geçmesine rağmen günümüz tıbbı ile   örtüşüyor olması manidar olsa gerek.

Günümüzde tıp otoriteleri  bizim yılda bir ay tuttuğumuz oruca benzer bir perhiz proğramını  şiddetle her türlü hastalığa karşı koruma sağladığı için öneriyor.. haftada iki gün, sıvı, meyve suyu veya su gıdası alarak, kişilerin hücrelerinin içinde biriken atıkları  temizleyebilecekleri şeklinde bir çalışmanın sonucu bu öneriler bilimsel olarak ortak kabul görmüş.

O zaman , oruç bir anlamda  vücudumuz için tam bir revize etme, hücrelerimiz için kendini yenileme, kendini tekrar canlandırma, tazelendirme fırsatı da oluyor. Buraya kadar aktardıklarımdan, genel hatlarıyla anladıklarımızı şöyle bir özetlersek;

Müslümanlar Ramazan ayında oruçlarını  Yüce Allah’ımızın bir buyruğu olarak tutmakla birlikte, bir hekim olarak bunun hikmetini araştırdığımızda da çok enteresan sonuçlarla da karşılaştığımızı sizlerle paylaşmak istiyorum.  Ramazan ayının sadece beden ve ruh sağlığımıza katkıları yok .Bu ayda cinayetlerin azalması toplumsal kötü olaylarda ciddi düşüşler ve barışın sevginin kardeşliğin dayanışmanın vererek paylaşarak mutluluğun artırıması gibi daha sayısız toplumsal faydalarıda var.Bir ay boyu şeytanın bağlanmasının bu türlü olumlu gelişmelerde rolü olsa gerek.Alkol uyuşturucu ve sığara gibi kötü alışkanlıkların bu ayda azalması ve bunların tüketimlerinin düşürülmesini başka türlü nasıl kazanabiliriz….Sağlıklı ve mutlu bir ramazan ayı geçirmenizi diliyorum..